Yardım - Ara - Üyeler - Takvim

DigiMuhabbet.Net'e Hoşgeldiniz
Üzgünüz Forum Misafirlere Tamamen Kapalıdır! Sizde Misafirseniz Kayıt Olmalısınız.
Forumun İçeriğinden Sadece Üyelerimiz Yararlanabilmektedirler.
Sizde Hemen Kayıt İçin Tıklayın


Normal Forum Moduna Git: "kısır döngü"
DigiMuhabbet Forum > Hayata Dair Herşey > Hayatın İçinden
porsuq
Kimseyi tanımadığım çok uzaklarda, kimsenin de beni tanımadığı bir yerde olmak isterdim. Öyle bir yer var mı bilmiyorum.. o yer var olsa da ben orada bir gün olabilir miyim bunu da bilmiyorum… sanırım onun olma ihtimali ve benim orada olma ihtimalim yine traji-komik bir neticeye varıyor… tik tak , tik tak bu ses bunu yalnız kaldığımda daha net ve sürekli duyuyorum. Zaman hem akıyor, hem duruyor, saçma çelişkiler içinde aynen benim içsel kargaşam gibi zor nefes alıyor… susamlı bir çember simit ile ince belli bir çayla dalarak yaptığın iç muhakeme hiç bitmiyor… sigara üstüne sigara hiçbir şeyi değiştirmiyor, ciğerlerdeki tahribat ve boğazımda bıraktığı o acı öksürük dışında… ve şimdi bir tane daha bir baca gibi… insan saflığını doğallığını kaybettikçe yaşam olan heyecanını da, tutkusunu da kaybediyor. Eskiden otuz iki ile birlikte gülerken, yavaş yavaş küçülüyor sonra en güzel anda bile acı, buruk bir gülümsemeyle devam ediyor hayata… yaşadıkça her şey değişiyor (güya) ama aslında değişen zaman, kişiler, yer ve iklimler, onun dışında yaşanılanlar bir şekilde aynı, küçük nüanslar hariç… ve “kısır döngü” yine anılıyor. “tarih tekerrürden ibarettir.” Sözü tekrar tekrar haklı çıkıyor…
Bunun bir sonu yok mu? Bunu da bilmiyorum… içimiz mi geçti, kim neler geçirdi, bunlara bu mu deniyor, saçmalıklar dünyasında aslında geçende yok geçmeyende…
Minik yavrusunu onca sıcakta, güneşin altında, kum dışında hiçbir şey göremeden sırtında aç, susuz taşımak zorunda olan bir anne misali taşımak zorundayım bu hayatı ve yüreğimi… atsan atılmıyor, satsan satılmıyor. Ne yana baksan hep çözümsüzlük ve tek bir gerçek altında, ayağının altında ruhunu çiğneyerek geçiyorsun her şeyi mecburen, mecburiyetten… hep boylu boyunca seçimlerle kararlarla karşılaşıyorsun, her seçim bir ya da birkaç vazgeçişi yaşatıyor insana ve sonunda neredeydin, bu yola neden çıkmıştın, neyi seçmiştin, niye seçmiştin hatırlayamadan öylece baka kalıyorsun donuk…
Varılan sonuç hep farklı, hep aynı… bir şeyler kazanıyorsun ki buna zaferler mi denir muallak ve bir şeyler kaybediyorsun… ama soru şu bunu kazanmak için bunları kaybetmeye değer miydi? Ya da kazanmak için hep bir kaybın mı olmalı? Ya da kaybetmek için bir kazanç?


written by porsuq
Romantik
paylaşım için sağol porsuq dry.gif
Bu basit görünüm sadece metinlerden oluşur. Resim ve Daha Fazla Bilgi Görmek İçin Forumun Normal Haline Geçmeniz Gerekmektedir Buraya Tıklayın.
Invision Power Board © 2001-2008 Invision Power Services, Inc.