Zehirlenmelerde İlkyardım

Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına zarar verebileceğinden zehirli (toksik) olarak kabul edilirler.

Zehirlenmelerde genel belirtiler nelerdir?

Sindirim sistemi bozuklukları: Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal
Sinir sistemi bozuklukları: Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk
Solunum sistemi bozuklukları: Nefes darlığı, morarma, solunum durması
Dolaşım sistemi bozuklukları: Nabız bozukluğu, kalp durması

Zehirlenme hangi yollarla meydana gelir?

Zehirlenme yolları üç grupta toplanır.

Sindirim yoluyla: En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler genellikle ev yada bahçede kullanılan kimyasal maddeler, ıehirli mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür.

Solunum yoluyla: Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle karbonmonoksit (tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları), Lağım çukuru veya kayalarda biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur.

Cilt yoluyla: Zehirli madde vücuda direk deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan zehirlenmeler böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, zirai ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur.

Sindirim yoluyla zehirlenmede ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Bilinç kontrolü yapılır,
Ø Ağız zehirli madde ile temas etmişse su ile çalkalanır, zehirli madde ele temas etmişse el sabunlu su ile yıkanır,
Ø Yaşam bulguları değerlendirilir,
Ø Kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler değerlendirilir,
Ø Kusturulmaya çalışılmaz, özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda hasta asla kusturulmaz,
Ø Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir,
Ø Üstü örtülür,
Ø Tıbbi yardım istenir,

Ø Olayla ilgili bilgiler toplanarak kaydedilir ;

-Zehirli maddenin türü nedir?
-İlaç yada uyuşturucu alıyor mu?
-Hasta saat kaçta bulundu?
-Evde ne tip ilaçlar var?

Solunum yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Hasta temiz havaya çıkarılır yada cam ve kapı açılarak ortam havalandırılır,
Ø Yaşamsal belirtiler değerlendirilir (ABC),
Ø Yarı oturur pozisyonda tutulur,
Ø Bilinç kapalı ise koma pozisyonu verilir,
Ø Tıbbi yardım istenir,
Ø İlkyardımcı müdahale sırasında kendini ve çevresini korumak için gerekli önlemleri almalıdır,
Ø Solunumu korumak için maske veya ıslak bez kullanılır,
Ø Elektrik düğmeleri ve diğer elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazları kullanılmaz,
Ø Yoğun duman varsa hastayı dışarı çıkarmak için ip kullanılmalıdır,
Ø Derhal itfaiyeye haber verilir.

Cilt yolu ile zehirlenmelerde ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Yaşam bulguları değerlendirilir,
Ø Ellerin zehirli madde ile teması önlenmelidir,
Ø Zehir bulaşmış giysiler çıkartılır,
Ø 15-20 dakika boyunca deri bol suyla yıkanmalıdır,
Ø Tıbbi yardım istenir.

Zehirlenmelerde genel ilkyardım kuralları nelerdir?

Ø Zehirlenmeye neden olan maddeyi uzaklaştırmak (Kirli madde vücuttan ne kadar çabuk uzaklaştırılırsa o kadar az miktarda emilir).
Ø Hayati fonksiyonların devamının sağlanması
Ø Sağlık kuruluşuna bildirme.

______________________________________________________________________

Yaralının İncelenmesi



İlkyardımcının bilmesi gereken ve vücudu oluşturan sistemler nelerdir?

Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar. Hareket sistemi şu yapılardan oluşur:

Kemikler
Eklemler
Kaslar

Dolaşım sistemi: Vücut dokularının oksijen, besin, hormon, bağışıklık elemanı ve benzeri elemanları taşır ve yeniden geriye toplar. Dolaşım sistemi şu yapılardan oluşur:

Kalp
Kan damarları
Kan

Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi ve solunum ile dolaşımı sağlar. Sinir sistemi şu yapılardan oluşur:

Beyin
Beyincik
Omurilik
Omurilik soğanı

Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve dokuların oksijenlenmesini sağlar. Solunum sistemi şu organlardan oluşur:

Solunum yolları
Akciğerler

Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların atılması görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur. Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur:

İdrar borusu
İdrar kesesi
İdrar kanalları
Böbrekler

Sindirim sistemi: Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar. Sindirim sistemi şu organlardan oluşur:

Dil ve dişler
Yemek borusu
Mide
Safra kesesi
Pankreas
Bağırsaklar

Vücutta nabız alınabilen bölgeler nelerdir?

Ø Şah damarı (adem elmasının her iki yanında)
Ø Ön-kol damarı (Bileğin iç yüzü, baş parmağın üst hizası)
Ø Bacak damarı (Ayak sırtının merkezinde)
Ø Kol damarı (Kolun iç yüzü, dirseğin üstü)

Hasta/yaralıların dolaşımını değerlendirirken, çocuk ve yetişkinlerde şah damarından, bebeklerde kol atardamarından nabız alınır.

Hasta/yaralının değerlendirilmesinin amacı nedir?

Ø Hastalık yada yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek
Ø İlkyardım önceliklerini belirlemek
Ø Yapılacak ilkyardım yöntemini belirlemek
Ø Güvenli bir müdahale sağlamak

Hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları nelerdir?

Hasta/yaralıya sözlü uyaran yada hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorularak bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için önemlidir. Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:

A. Havayolu açıklığının değerlendirilmesi:

Ø Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir yada kusmuk, yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava yolunun açık olması gerekir.
Ø Hava yolu açıklığı sağlanırken hasta/yaralı baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde yatırılmalıdır.
Ø Bilinç kaybı belirlenmiş ise ağız içi önce göz ile daha sonra işaret parmağı yandan ağız içine sokularak bir çengel gibi kullanılarak diğer yandan çıkartılmak suretiyle kontrol edilmeli, ardından yabancı cisim varsa bir bez aracılığı ile çıkarılmalıdır.
Ø Daha sonra bir el hasta/yaralının alnına konarak, diğer elin 2-3 parmağı ile çene tutularak baş geriye doğru itilip Baş-Çene pozisyonu verilir. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden kaçınılmalıdır.

B. Solunumun değerlendirilmesi:

İlkyardımcı, başını hasta/yaralının göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının ağzına yaklaştırır, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 10 saniye süre ile değerlendirir.

Ø Solunum hareketini gözler.
Ø Solunum sesini dinler.
Ø Yanağında hasta/yaralının nefesini hissetmeye çalışır.

Solunum yoksa derhal yapay solunuma başlanır.

C. Dolaşımın değerlendirilmesi:

Dolaşımın değerlendirilmesi için ilkyardımcı çocuk ve yetişkinlerde şalı damarından, bebeklerde kol atardamarından 3 parmakla 5 saniye süre ile nabız almaya çalışılır. Bu süre içinde nabız alınmıyorsa derhal dış kalp masajına başlanır.

İlk değerlendirme sonucu hasta/yaralının bilinci kapalı fakat solunum ve nabzı varsa derhal koma pozisyonuna getirerek diğer yaralılar değerlendirilir.

Hasta/yaralının ikinci değerlendirmesi nasıl olmalıdır?

İlk muayene ile hasta/yaralının yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra ilkyardımcı ikinci muayene aşamasına geçerek baştan aşağı muayene yapar. İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır :

Görüşerek bilgi edinme:

Ø Kendini tanıtır,
Ø Hasta/yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder,
Ø Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar,
Ø Hasta/yaralının endişelerini gidererek rahatlatır,
Ø Olayın mahiyeti, koşulları, kişisel özgeçmişleri, sonuç olarak ne yedikleri, kullanılan ilaçlar ve alerjinin varlığı sorularak öğrenilir.

Baştan aşağı kontrol yapılır:

Ø Bilinç düzeyi, anlama, algılama
Ø Solunum sayısı, ritmi, derinliği
Ø Nabız sayısı, ritmi, şiddeti
Ø Vücut veya cilt ısısı, nemi, rengi

Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığı, kulak yada burundan sıvı yada kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.

Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Göğüs kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu yada morarma olup olmadığı, hafif baskı ile ağrı oluşup oluşmadığı, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi genişlemesinin normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak hasta/yaralının sırtı da kontrol edilmelidir.

Karın boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı yada duyarlılık olup olmadığı ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Eller bel tarafına kaydırılarak muayene edilmeli, ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak kırık yada yara olup olmadığı araştırılmalıdır.

Kol ve bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup olmadığı, nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir.

İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.

Olay yerini değerlendirmenin amacı nedir?

Ø Olay yerinde tekrar kaza olma riskini ortadan kaldırmak,
Ø Olay yerindeki hasta/yaralı sayısını ve türlerini belirlemek.

Olay yerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yapılacak müdahaleler planlanır.

Olay yerinin değerlendirilmesinde yapılacak işler nelerdir?

Herhangi bir olay yerinin değerlendirilmesinde aşağıdakiler mutlaka yapılmalıdır:

Ø Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontağı kapatılmalı, el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası kapatılmalıdır.
Ø Olay yeri yeterince görünebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına gelebilecek araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için üçgen reflektörler kullanılmalıdır.
Ø Olay yerinde hasta/yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek meraklı kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır.
Ø Olası patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmemelidir.
Ø Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmelerin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.
Ø Ortam havalandırılmalıdır.
Ø Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarının kullanılmasına izin verilmemelidir.
Ø Hasta/yaralı yerinden oynatılmamalıdır.
Ø Hasta/yaralı hızla yaşam bulguları yönünden (ABC) değerlendirilmelidir.
Ø Hasta/yaralı kırık ve kanama yönünden değerlendirilmelidir.
Ø Hasta/yaralı sıcak tutulmalıdır.
Ø Hasta/yaralının bilinci kapalı ise ağızdan hiçbir şey verilmemelidir.
Ø Tıbbi yardım istenmelidir.
Ø Hasta/yaralının endişeleri giderilmeli, nazik ve hoşgörülü olmalıdır.
Ø Hasta/yaralının paniğe kapılmasını engellemek için yarasını görmesine izin verilmemelidir.
Ø Hasta/yaralı ve olay hakkındaki bilgiler kaydedilmelidir.
Ø Yardım ekibi gelene kadar olay yerinde kalınmalıdır.

_________________________________________________________________________


Yaralanmalarda İlkyardım

Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon riski artar.

Kaç çeşit yara vardır?

Kesik yaralar:

Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur. Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.

Ezikli yaralar:

Taş yumruk yada sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpması ile oluşan yaralardır. Yara kenarları eziktir. Çok fazla kanama olmaz, ancak doku zedelenmesi ve hassasiyet vardır.

Delici yaralar:

Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır. Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Aldatıcı olabilir tetanos tehlikesi vardır.

Parçalı yaralar:

Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile meydana gelir. Doku ile ilgili tüm organ, saçlı deride zarar görebilir.

Enfekte yaralar:

Mikrop kapma ihtimali olan yaralardır. Enfeksiyon riski yüksek yaralar şunlardır:

Ø Gecikmiş yaralar (6 saatten fazla),
Ø Dikişleri ayrılmış yaralar,
Ø Kenarları muntazam olmayan yaralar,
Ø Çok kirli ve derin yaralar,
Ø Ateşli silah yaraları,
Ø Isırma ve sokma ile oluşan yaralar.

Yaraların ortak belirtileri nelerdir?

Ø Ağrı
Ø Kanama
Ø Yara kenarının ayrılması

Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
Ø Yara yeri değerlendirilir,

- Oluş şekli
- Süresi
- Yabancı cisim varlığı
- Kanama vb.

Ø Kanama durdurulur,
Ø Üzeri kapatılır,
Ø Sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,
Ø Tetanos konusunda uyarıda bulunulur,
Ø Yaradaki yabancı cisimlere dokunulmamalıdır!

Ciddi yaralanmalar nelerdir?

Ø Kenarları birleşmeyen veya 2-3 cm olan yaralar,
Ø Kanaması durdurulamayan yaralar,
Ø Kas veya kemiğin göründüğü yaralar,
Ø Delici aletlerle oluşan yaralar,
Ø Yabancı cisim saplanmış olan yaralar,
Ø İnsan veya hayvan ısırıkları,
Ø Görünürde iz bırakma ihtimali olan yaralar.

Ciddi yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Yaraya saplanan yabancı cisimler çıkarılmaz,
Ø Yarada kanama varsa durdurulur,
Ø Yara içi kurcalanmamalıdır,
Ø Yara temiz bir bezle örtülür (nemli bir bez),
Ø Yara üzerine bandaj uygulanır,
Ø Tıbbi yardım istenir.

Delici göğüs yaralanmalarında ne gibi sorunlar görülebilir?

Göğsün içine giren cisim, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:

Ø Yoğun ağrı
Ø Solunum zorluğu
Ø Morarma
Ø Kan tükürme
Ø Açık pnömotoraks (Göğüsteki yarada nefes alıyor görüntüsü)

Delici göğüs yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
Ø Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
Ø Yara üzerine plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır,
Ø Nefes alma sırasında yaraya hava girmesini engellemek, nefes verme sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak için yara üzerine konan bezin bir ucu açık bırakılır,
Ø Hasta/yaralı bilinci açık ise yarı oturur pozisyonda oturtulur,
Ø Ağızdan hiçbir şey verilmez,
Ø Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir,
Ø Açık pnömotoraksta şok ihtimali çok yüksektir. Bu nedenle şok önlemleri alınmalıdır,
Ø Tıbbi yardım istenir.

Delici karın yaralanmalarında ne gibi sorunlar olabilir?

Ø Karın bölgesindeki organlar zarar görebilir,
Ø İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir,
Ø Karın tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir,
Ø Bağırsaklar dışarı çıkabilir.

Delici karın yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
Ø Hasta/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir,
Ø Dışarı çıkan organlar içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez örtülür,
Ø Bilinç yerinde ise sırt üstü pozisyonda bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür,
Ø Ağızdan yiyecek yada içecek bir şey verilmez,
Ø Yaşam bulguları sık sık izlenir,
Ø Tıbbi yardım istenir.

Kafatası ve omurga yaralanmaları neden önemlidir?

Darbenin şiddetine bağlı olarak kafatası boşluğunda yer alan merkezi sinir sistemi etkilenebilir. Bel kemiğindeki yaralanmalarda omurgada ani sıkışma yada ayrılma meydana gelebilir. Bunun sonucunda sinir sistemi etkilenerek bazı olumsuz sonuçlar oluşabilir. Trafik kazalarında ölümlerin % 80’i kafatası ve omurga yaralanmalarından olmaktadır.

Kafatası yaralanmaları çeşitleri nelerdir?

Saçlı deride yaralanmalar :Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması gereklidir.

Kafatası, beyin yaralanmaları:

Kafatası kırıkları: Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir. Bu nedenle beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir.

Yüz yaralanmaları: Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi şekilde etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde yaralanma görülebilir.

Omurga (bel kemiği) yaralanmaları: En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir.

Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenleri nelerdir?

Ø Yüksek bir yerden düşme
Ø Baş ve gövde yaralanması
Ø Otomobil yada motosiklet kazaları
Ø Spor ve iş kazaları
Ø Yıkıntı altında kalma

Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler nelerdir?

Ø Bilinç düzeyinde değişmeler, hafıza değişiklikleri yada hafıza kaybı
Ø Başta, boyunda ve sırtta ağrı
Ø Elde ve parmaklarda karıncalanma yada his kaybı
Ø Vücudun herhangi bir yerinde tam yada kısmi hareket kaybı
Ø Baş yada bel kemiğinde şekil bozukluğu
Ø Burun ve kulaktan beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi
Ø Baş, boyun ve sırtta dış kanama
Ø Sarsıntı
Ø Denge kaybı
Ø Kulak ve göz çevresinde morluk

Ancak, hastada hiçbir belirti yoksa bile,

Ø Yüz ve köprücük kemiği yaralanmaları
Ø Tüm düşme vakaları
Ø Trafik kazaları
Ø Bilinci kapalı tüm hasta / yaralılar kafa ve omurga yaralanması olarak var sayılmalıdır.

Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Bilinç kontrolü yapılır,
Ø Yaşam bulguları değerlendirilir,
Ø Hemen tıbbi yardım istenir,
Ø Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır,
Ø Her hangi bir tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir,
Ø Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır,
Ø Yardım geldiğinde sedyeye baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan alınmalıdır,
Ø Taşınma ve sevk sırasında sarsıntıya maruz kalmaması gerekir,
Ø Tüm yapılanlar ve hasta/yaralı hakkındaki bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe bildirilmelidir,
Ø Asla yalnız bırakılmamalıdır.

____________________________________________________________________________

Yanıklarda İlkyardım

Giysileri tutuşmuş olan bir kimsenin paniğe kapılarak koşmasını önleyin. Kaza kapalı bir yerde olmuşsa yanan kişinin dışarı çıkması önlenmelidir çünkü hava akımı ve kişinin hareketleri yanmayı arttıracaktır.

Yanan kişi hemen yere yatırılmalı, su ile ıslatılmalı veya üzerine halı, battaniye, perde gibi alevleri oksijensiz bırakacak bir örtü atılmalıdır. Alevleri bastırmak için naylon veya kolay tutuşan kumaşlar kullanılmamalıdır. Kazazede yerde yuvarlanmamalıdır, bu daha önce yanmamış yerlerin de yanmasına yol açar.

1.derece: Ciltte kızarıklık (güneş yanığı)
2.derece: Üst derinin tam hasarı ve içi sıvı dolu kabarcıkların oluşması.
3.derece: Cilt altı tabakalarının ve daha derin tabakaların yanması.
Yanıklar ve haşlanmalar evde ve işyerlerinde sık görülen olaylardır. Özellikle çocuk ve yaşlılarda büyük ve derin yanıklar ölümle sonlanabilir. Yanık deri vücuttan sıvı kaybına neden olduğundan ve enfeksiyon tehlikesi nedeniyle titiz bir şekilde bakılmalıdır.

Yanıklarda İlkyardım olarak yapılması gerekenler:

• Yanmış deriyi 10 dakika süreyle basınçsız akan soğuk suyun altına tutun. Ağrı dinmezse daha uzun süre soğuk suya daldırın.
• Yanan alan şişmeye başlamadan önce buradaki yüzük, saat, kemer, ayakkabı gibi sıkı eşyaları yavaşça çıkarın.
• Yanan bölgedeki yanmış veya yanıcı maddeye bulaşmış giysileri soğumaya başladıktan sonra yavaşça veya mümkünse keserek ciltten uzaklaştırın. Yanığa yapışmış olan şeyleri çıkarmaya çalışmayın.
• Bu alanı steril bir bezle veya yanıklar için özel olarak hazırlanmış sargılarla kapatın. Yapışkan sargılar kullanmayın.
• Yüz yanıkları için steril bir bezden maske yapın. Burun, ağız ve gözler için delikler açın.
• Çok yanmış kol ve bacakları kımıldamayacak duruma getirin.
• Hastanı bilinci yerindeyse sıvı kaybını karşılamak için sık sık su içirin.
• Yanıklara yoğurt, salça diş macunu, losyon veya yağlı maddeler sürmeyin.
• Kabarcıkları patlatmayın ve yanık alana herhangi bir müdahalede bulunmayın.
• Tedavi için bir sağlık merkezine başvurun.

_____________________________________________________________________________

Yanık ve Donma

Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak katı maddelerle temas, asit/alkali gibi kimyasal maddelerle temas, elektrik akımı etkisi yada radyasyon nedeni ile de oluşabilir.

Kaç çeşit yanık vardır?

Fiziksel yanıklar:

Ø Isı ile oluşan yanıklar
Ø Elektrik nedeni ile oluşan yanıklar
Ø Işın ile oluşan yanıklar
Ø Sürtünme ile oluşan yanıklar
Ø Donma sonucu oluşan yanıklar

Kimyasal yanıklar:

Ø Asit alkali madde ile oluşan yanıklar

Yanığın ciddiyetini belirleyen faktörler nelerdir?

Ø Derinlik
Ø Yaygınlık
Ø Bölge
Ø Enfeksiyon riski
Ø Yaş
Ø Solunum yoluyla görülen zarar
Ø Önceden var olan hastalıklar

Yanıklar nasıl derecelendirilir?

1. derece yanık: Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir.

2. derece yanık: Deride içi su dolu kabarcıklar (bül) vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.

3. derece yanık: Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğü için ağrı yoktur.

Yanığın vücuttaki olumsuz etkileri nelerdir?

Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hasta/yaralının kendi vücudunda bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur.

Isı ile oluşan yanıklarda ilkyardım işlemleri nedir?

Ø Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir,
Ø Hasta/yaralının üzeri battaniye yada bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır,
Ø Yaşam belirtileri değerlendirilir (ABC),
Ø Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir,
Ø Yanık bölge en az 20 dakika soğuk su altında tutulur (yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından önerilmez),
Ø Ödem oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır,
Ø Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır,
Ø Takılan yerler varsa kesilir,
Ø Hijyen ve temizliğe dikkat edilir,
Ø Su toplamış yerler patlatılmaz,
Ø Yanık üzerine ilaç yada yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir,
Ø Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür,
Ø Hasta/yaralı battaniye ile örtülür,
Ø Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır,
Ø Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hasta / yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı (1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı) verilerek sıvı kaybı önlenir,
Ø Tıbbi yardım istenir.

Kimyasal yanıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir,
Ø Bölge bol tazyiksiz suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir şekilde yıkanmalıdır,
Ø Giysiler çıkarılmalıdır,
Ø Hasta/yaralı örtülmelidir,
Ø Tıbbi yardım istenmelidir.

Elektrik yanıklarında ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır,
Ø Hasta/yaralıya dokunmadan önce elektrik akımı kesilmelidir, akımı kesme imkanı yoksa tahta çubuk yada ip gibi bir cisimle elektrik teması kesilmelidir,
Ø Hasta/yaralının ABC’si değerlendirilmelidir,
Ø Hasta/yaralıya kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir,
Ø Hasta/yaralı hareket ettirilmemelidir,
Ø Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir,
Ø Tıbbi yardım istenmelidir.

Sıcak çarpması belirtileri nelerdir?
Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar. Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır:

Ø Adale krampları
Ø Güçsüzlük, yorgunluk
Ø Baş dönmesi
Ø Davranış bozukluğu, sinirlilik
Ø Solgun ve sıcak deri
Ø Bol terleme (daha sonra azalır)
Ø Mide krampları, kusma, bulantı
Ø Bilinç kaybı, hayal görme
Ø Hızlı nabız

Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Hasta serin ve havadar bir yere alınır,
Ø Giysiler çıkarılır,
Ø Sırt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir,
Ø Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı yada soda içirilir.

Sıcak çarpmasında risk grupları var mıdır?

Sıcak çarpması için özel bir risk grubu bulunmamakla beraber, diğer hastalık yada yaralanmalar için hassas olan kişiler, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler. Bu kişiler;

Kalp hastaları
Tansiyon hastaları
Diyabet hastaları
Kanser hastaları
Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar
Psikolojik yada psikiyatrik rahatsızlığı olanlar
Böbrek hastaları
65 yaş üzeri kişiler
5 yaş altı çocuklar
Hamileler
Sürekli ve bilinçsiz diyet uygulayanlar
Yeterli miktarda su içmeyenler

Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmasından korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir?

Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır, Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir, Bol miktarda sıvı tüketilmelidir, Vücut temiz tutulmalıdır, Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır, mGereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır, Direk güneş ışığında kalınmamalıdır, Kapalı mekanların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir.

Donuk belirtileri nelerdir?

Aşırı soğuk nedeni ile soğuğa maruz kalan bölgeye yeterince kan gitmemesi ve dokularda kanın pıhtılaşması ile dokuda hasar oluşur. Donuklar şu şekilde derecelendirilir.
Birinci derece: En hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir.

Ø Deride solukluk, soğukluk hissi olur,
Ø Uyuşukluk ve halsizlik görülür,
Ø Daha sonra kızarıklık ve iğnelenme hissi oluşur.

İkinci derece: Soğuğun sürekli olması ile belirtiler belirginleşir.

Ø Zarar gören bölgede gerginlik hissi olur,
Ø Ödem, şişkinlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar (bül) meydana gelir,
Ø Su toplanması iyileşirken siyah kabuklara dönüşür.

Üçüncü derece: Dokuların geriye dönülmez biçimde hasara uğramasıdır.

Ø Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur.

Donukta ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Hasta/yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir,
Ø Sakinleştirilir, kesin istirahata alınır ve hareket ettirilmez,
Ø Kuru giysiler giydirilir,
Ø Sıcak içecekler verilir,
Ø Su toplamış bölgeler patlatılmaz, bu bölgelerin üstü örtülür,
Ø Donuk bölge ovulmaz, kendi kendine ısınması sağlanır,
Ø El ve ayak doğal pozisyonda tutulur,
Ø Isınma işleminden sonra hala hissizlik varsa bezle bandaj yapılır,
Ø El ve ayaklar yukarı kaldırılır,
Ø Tıbbi yardım istenir.

_____________________________________________________________________________

Şok Halinde İlkyardım


Şok nedir?

Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden bir akut dolaşım yetmezliğidir.

Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır:

Ø Kardiyojenik şok
Ø Hipovolemik şok
Ø Toksik şok .
Ø Anaflaktik şok

Şok belirtileri nelerdir?

Ø Kan basıncında düşme
Ø Hızlı ve zayıf nabız
Ø Hızlı ve yüzeysel solunum
Ø Ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik
Ø Endişe, huzursuzluk
Ø Baş dönmesi,
Ø Dudak çevresinde solukluk ya da morarma
Ø Susuzluk hissi
Ø Bilinç seviyesinde azalma

Şokta ilkyardım uygulamaları nelerdir?

Ø Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
Ø Hava yolunun açıklığı sağlanır,
Ø Hasta/yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
Ø Varsa kanama hemen durdurulur,
Ø Şok pozisyonu verilir,
Ø Hasta/yaralı sıcak tutulur,
Ø Hareket ettirilmez,
Ø Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112),
Ø Hasta/yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır.

Şok pozisyonu nasıl verilir?

Ø Hasta/yaralı düz olarak sırt üstü yatırılır,
Ø Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur (Çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb.),
Ø Üzeri örtülerek ısıtılır,
Ø Yardım gelinceye kadar hasta / yaralının yanında kalınır,
Ø Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) bir yaşam bulguları değerlendirilir.

__________________________________________________________________________

Mantar Zehirlenmeleri

Amanita cinsi mantarların yanlışlıkla yenmesi zehirlenmeye yol açabilir. Amanita muscaria mantarı, sindirim ve sinir sistemleri üzerinde etki gösterir. Amanita phalloides mantarının ise başta karaciğer, böbrek ve kalp olmak üzere bütün doku hücrelerinde zehirli etkisi vardır. Amanita phalloides toksini ısıya duyarlıdır. Bu yüzden ancak mantarı çiğ olarak yemekle zehirlenme belirtileri ortaya çıkar.

Amanita muscaria zehirlenmesinde belirtiler:

• Mantarı yedikten yaklaşık 20 dakika sonra klinik belirtiler ortaya çıkar.
• Huzursuzluk, bilinç bulanıklığı.
• Susama hissi.
• Salya artışı.
• Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal.
• Göz bebeklerinde daralma.
• Kalp atımlarının yavaşlaması.
• Titreme, havale, şiddetli kas kasılmaları.
• Şok-koma.

Yapılması Gerekenler:

• Hastanın kusturulması, midenin yıkanması gerekir.
• Antidot olarak atropin sülfat 15-30 dakika arayla tekrarlanarak verilir. Ağız kuruması veya hızlı kalp atımı ortaya çıkıncaya ve göz bebekleri genişleyinceye kadar devam edilir.
• Şiddetli kasılmalara karşı diazepam verilir.
• Damardan glikozlu serum verilir.

Amanita phalloides zehirlenmesinde belirtiler:

• Klinik belirtilerin ortaya çıkışı 12-24 saat gecikebilir.
• Başağrısı.
• Bilinç bulanıklığı, depresyon.
• Şiddetli kas kasılmaları, havale.
• Karın ağrısı, bulantı.
• Kanlı kusma ve kanlı ishal.
• Ağrılı karaciğer büyümesi.
• Sarılık.
• Çok az idrar çıkarma veya hiç idrar çıkaramama.
• Akciğer ödemi.

Yapılması gerekenler:

• Erken fark edilirse hastanın kusturulması ve midenin yıkanması gerekir.
• Atropin etkisizdir.
• Hastaya deksametazon damar yoluyla verilir.
• Akut karaciğer ve böbrek yetmezliği durumlarında karından yapılan diyaliz yarar sağlayabilir.

______________________________________________________________________________

Kramplar

Kasların ani ve ağrılı gerilmesidir. bedensel egzersiz veya uyku sırasında kaslara kramp girebilir. Kramp en sık baldık kaslarında olur. Sıkı çorap lastikleri veya dar ayakkabılar kramplara yol açabilir.

Yaz aylarında spor yapanlarda aşırı terlemeyle fazla tuz kaybı nedeniyle kas krampları görülebilir. Bu nedenle sıcak havalarda spor yapanlar düzenli sıvı ve tuz almaya dikkat etmelidir.

Kramp girdiğinde telaşa kapılmadan bölgeyi rahat bir konma getirerek gevşetici masajlar yapın, birkaç dakika içinde kaslar normale dönecektir. Kramp anında şiddetli müdahaleden kaçınmalı ağrı uzun sürerse bölgenin üzerine nemli ve sıcak bir havlu örtülmelidir.

____________________________________________________________________________

Kırık, Çıkık ve Burkulmalar

Kırık nedir?

Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu yada kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar.

Kaç çeşit kırık vardır?

Kapalı kırık: Kemik bütünlüğü bozulmuştur. Ancak deri sağlamdır.

Açık kırık: Deri bütünlüğü bozulmuştur. Kırık uçları dışarı çıkabilir. Beraberinde kanama ve enfeksiyon tehlikesi taşırlar.

Kırık belirtileri neler olabilir?

Ø Hareket ile artan ağrı
Ø Şekil bozukluğu
Ø Hareket kaybı
Ø Ödem ve kanama nedeniyle morarma

Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gereklidir.

Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir?

Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma. (Kırık bölgede nabız alınamaması, solukluk, soğukluk)

Parçalı kırıklarda kanamaya bağlı şok

Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Hayatı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir,
Ø Hasta/yaralı hareket ettirilmez, sıcak tutulur,
Ø Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi eşyalar çıkarılır (aksi takdirde gelişebilecek öden doku hasarına yol açacaktır,)
Ø Tespit ve sargı yapılırken parmaklar görünecek şekilde açıkta bırakılır. (Böylece parmaklardaki renk, hareket ve duyarlılık kontrol edilir),
Ø Kırık şüphesi olan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak şekilde tespit edilir. Tespit malzemeleri, sopa, tahta, karton gibi sert malzemelerden yapılmış olmalı ve kırık kemiğin alt ve üst eklemlerini içine alacak uzunlukta olmalıdır,

Ø Açık kırıklarda, tespitten önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır,
Ø Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı kontrol edilir,
Ø Kol ve bacaklar yukarıda tutulur,
Ø Tıbbi yardım istenir.
Burkulma nedir?

Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.

Burkulma belirtileri nelerdir?

Ø Burkulan bölgede ağrı
Ø Kızarma, şişlik
Ø İşlev kaybı

Burkulmada ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem tespit edilir,
Ø Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır,
Ø Hareket ettirilmez,
Ø Tıbbi yardım istenir.

Çıkık nedir?

Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.

Çıkık belirtileri nelerdir?

Ø Yoğun ağrı
Ø Şişlik ve kızarıklık
Ø İşlev kaybı

Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır?

Ø Eklem aynen bulunduğu şekilde tespit edilir,
Ø Kırık yerine oturtulmaya çalışılmaz,
Ø Hasta / yaralıya ağızdan hiçbir şey verilmez,
Ø Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir,
Ø Tıbbi yardım istenir.

Kırık çıkık ve burkulmalarda tespit nasıl olmalıdır?

Tespit için ilkyardımcı elde olan malzemeleri kullanır. Bunlar üçgen sargı, rulo sargı, battaniye, hırka, eşarp, kravat, vb. tahta, karton vb. malzemeler olabilir.

Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Ø Tespit yapılırken yaralı bölge sabit tutulmalıdır,
Ø Yara varsa üzeri temiz bir bezle kapatılmalıdır,
Ø Tespit edilecek bölge önce yumuşak malzeme ile kaplanmalıdır,
Ø Yaralı bölge nasıl bulunduysa öyle tespit edilmelidir, düzeltilmeye çalışılmamalıdır,
Ø Tespit kırık, çıkık. ve burkulmanın üstündeki ve altında kalan eklemleri de içerecek şekilde yapılmalıdır.

Tespit yöntemleri nelerdir?

Kol ve köprücük kemiği kırığı tespiti:

Ø Koltuk altına yumuşak malzeme yerleştirilir,
Ø Kol askısı yerleştirilir,
Ø Üçgen bandaj yaralının gövdesinin üzerinde, üçgenin tepesi dirsek tarafına, tabanı gövdeyle aynı hizada olacak şekilde yerleştirilir,
Ø El dirsek hizasında bükülü olarak göğsün alt kısmına yerleştirilir. üçgen bandajın iki ucu yaralının boynuna düğümlenir, tespit edilen elin parmakları görülebilir şekilde olmalıdır,
Ø Kol askısı desteği, göğüs boşluğu ve yaralı kol üzerine yerleştirilir (geniş dış bandajda yerleştirilebilir.), böylelikle vücuda yapışık bir şekilde yaralı kol ve omuz eklemi sabitlenmiş olur.

Pazı kemiği kırığı tespiti:

Ø Sert tespit malzemesiyle yapılır,
Ø Kırık kemiği tespit edecek olan malzemeler yerleştirilmeden önce, kolun altına (koltuk boşluğundan yararlanılarak) iki şerit yerleştirilir,
Ø Malzemelerden kısa olanı koltuk altından itibaren dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,
Ø Uzun olanı omuzla dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,
Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanarak tespit edilir. Şeritler çok kısa bağlanmamalıdır,
Ø Dirseği tespit için kol askısı takılır,
Ø Omur tespiti için, göğüs ve yaralı kol üzerinden geniş kumaş şerit veya üçgen bandaj uygulanır.

Dirsek kırığı tespiti:

Ø Kol gergin vaziyette bulunduysa, hastanın vücudu boyunca gergin ve deri ile arası yumuşak malzemeyle doldurulmuş tespit malzemeleri yardımıyla tespit edilir,
Ø Eğer bükülmüş vaziyette bulunduysa, bir kol askısı desteği yardımıyla tespit edilir.

Kol askısıyla ön kol, bilek ve el tespiti:

Ø Kırık dirsek ve bilek ekleminin hareketini önlemek için yaralı ön kolun altına üçgen kol askısı yerleştirilir. Hasta/yaralının boynunun arkasına üçgenin iki ucu düğümlenir,
Ø Aşırı hareket etmesini engellemek için geniş bir bandaj yardımıyla, gövdeye bağlanır.
Dirsek kemiği ve/veya ön kol kemiği kırığında sert malzemelerle tespit:
Ø Ön kolun altına 2 şerit yerleştirilir,
Ø Yumuşak maddeyle desteklenmiş sert tespit malzemelerinden biri parmak diplerinden dirseğe kadar içe, diğeri elin dış yüzünden dirseğe gelecek şekilde dışa konarak tespit edilir,
Ø Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanır, fazla sıkılmamalıdır,
Ø Dirsek eklemini tespit için kol askısı takılır,
Ø Bilek kemiklerinde veya el tarak kemiğinde, bölgeyi bir kol askısı ile tespit yeterlidir,
Ø Parmak kemiği kırıkları ile çıkığı ayırt etmek zordur. Tespit için, bir tespit malzemesi ile, yaralı parmak, yanındaki sağlıklı parmakla bandaj yapılabilir.

Pelvis kemiği kırığı tespiti:

Ø Her iki bacak arasına bir dolgu malzemesi konur,
Ø Sekiz şeklindeki bir bandajla bilekler tespitlenir,
Ø Doğal boşlukların altından (dizler ve bilekler) bandajları kaydırmak ve iki tanesi kalça ve dizler arasında diğer ikisi dizler ve bilekler arasında olacak şekilde düğümlenerek tespit edilir. Bütün düğümler aynı tarafta olmalıdır.

Uyluk kemiği kırığının tespiti:

Sert tespit malzemesi ve sağlam bacağı (ikinci bir tespit malzemesi gibi) kullanarak tespit etme:
Ø Bir el ayağın üst kısmına, diğeri bileğe konularak yaralı bacak tutulur ve sağlam bacakla bir hizaya getirmek için yavaşça çekilir. Aynı zamanda hafif bir döndürmede uygulanır,
Ø Her iki bacak arasına (dizler ve bilekler) bir dolgu malzemesi konur,
Ø Sekiz şeklinde bir bandajla bilekler sabitlenir,
Ø Yaralının vücudunun altından, kımıldatmaksızın doğal boşlukları kullanarak bel, diz ve bileklerin arkasına 7 kumaş şerit (veya benzeri) geçirilir,
Ø Yumuşak malzemeyle desteklenmiş sert tespit malzemesi, koltuk altından ayağa kadar yerleştirilir ve ayaklardan yukarı doğru bağlanır,
Ø Düğümler tespit malzemesi üzerine atılarak bandajlar bağlanır,
Ø Bilek hizasındaki bandaj öncekinin üzerine sekiz şeklinde bağlanır,
Ø Sert tespit malzemesi bulunmaması halinde, sağlam bacağı tek destek olarak kullanarak, geniş bandajlarla tespit edilir.

Diz kapağı kırığı tespiti:

Ø Geniş bandajlar yardımı ile iki bacağı birleştirerek dizkapağı tespit edilir. Dizin üst ve altında kalan bandajları sıkarken dikkatli olunmalıdır,

Ø Geniş ve sert tespit malzemesi (tabla) varsa, kalçadan ayağa kadar yaralı bacağın altına yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında, iki tanede diz ile bilek arasında olmak üzere geniş bandajlarla bağlanabilir. Bunun üzerine eklemi sabitlemek amacıyla, sekiz şeklinde bir bandaj sarılır.

Kaval kemiğinin tespiti:

Uyluk kemiği kırığı tespitindeki gibidir,

Ø Bacaklar tutulur ve yavaşça çekilir,

Ø Doğal boşluklar kullanılarak (dizlerin altı, bileklerin altı) yaralı bacağın altından kumaş şeritler geçirilir,

Ø Uygun bir şekilde yumuşak dolgu malzemesiyle desteklenmiş tespit malzemelerinden biri iç tarafta kasıktan ayağa kadar, diğer tarafta kalçadan ayağa kadar yerleştirilir,

Ø Ayaklardan başlanarak şeritler dış tespit malzemesi üzerinde düğümlenerek bağlanır. Bilek hizasındaki bandaj ayak tabanı üzerine sekiz şeklinde düğümlenir.

Bileğin / ayağın tespiti:

Ø Yaralının ayakkabıları çıkarılmadan bağları çözülür,

Ø Bilek seviyesinde sarılmış sekiz şeklinde bir bandajla her iki ayak birlikte tespit edilir ve yumuşak malzemelerle iyice kaplanmış (rulo yapılmış bir battaniye) bir yüzeye dayamak suretiyle bacakları yukarıda tutmak gerekir.

________________________________________________________________________________
______

Kanamalarda İlkyardım

Kanama nedir?

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır:

Ø Kanamanın hızına,
Ø Vücutta kanın aktığı bölgeye,
Ø Kanama miktarına,
Ø Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.

Kaç çeşit kanama vardır?

Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır :

Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur.

İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.

Doğal deliklerden olan kanamalar:Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır.

Kanama arter, ven yada kılcal damar kanaması olabilir. Arter kanamaları kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı şeklindedir. Kılcal damar kanaması küçük kabarcıklar şeklindedir. Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir.

Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir?

Dış kanamalarda ilkyardım:

Ø Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC),
Ø Tıbbi yardım istenir (112),
Ø Yara yada kanama değerlendirilir,
Ø Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır,
Ø Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,
Ø Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
Ø Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
Ø Kanayan bölge yukarı kaldırılır,
Ø Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa turnike uygulanır,
Ø Şok pozisyonu verilir,
Ø Sık aralıklarla (2-3dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir,
Ø Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür,
Ø Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine yazılır,
Ø Hızla sevk edilmesi sağlanır.

Vücutta baskı uygulanacak noktalar nelerdir?

Ataradamar kanamalarında kan basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle, kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır:

1-Boyun : Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri
2-Köprücük kemiği üzeri : Kol atardamarı baskı yeri
3-Koltukaltı : Kol atardamarı baskı yeri
4-Kolun üst bölümü : Kol atardamarı baskı yeri
5-Kasık : Bacak atardamarı baskı yeri
6-Uyluk : Bacak atardamarı baskı yeri

Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır?

Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir. Üçgen bezin tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir, sonra bir yada iki kez daha bunun üzerine katlanarak istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur.

Elde üçgen bandaj uygulama:

Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir. Üçgenin tepesi bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya getirilir ve çaprazlanır, bilek seviyesinde düğümlenir.

Ayağa üçgen bandaj uygulama:

Ayak, üçgenin üzerine düz olarak, parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde yerleştirilir. Üçgen bandajın tepesini ayağın üzerinde çaprazlayacak şekilde öne doğru getirilir. İki ucu ayak bileği etrafında düğümlenir.

Dize üçgen bandaj uygulama:

Üçgenin tabanı dizin 3-4 parmak altında ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Dizin arkasından uçları çaprazlanır, dizin üstünde uçları düğümlenir.

Göğüse üçgen bandaj uygulama:

Üçgenin tepesi omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir. Bu düğüm ile üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılarak bağlanır.

Kalçaya üçgen bandaj uygulama:

Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir, tepesi ise belin etrafını saran bir kemer yada beze bağlanır.

Hangi durumlarda turnike uygulanmalıdır?

Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),
Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa,
Uzuv kopması varsa,
Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa
Turnike uygulaması kanamanın durdurulamadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü, uzun süreli turnike uygulanması sonucu doku harabiyeti meydana gelebilir ya da uzvun tamamen kaybına neden olunabilir.

Turnike uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır?

Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8-10 cm olmalıdır.
Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
Uzun süreli kanamalardaki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-30 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak önkol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, önkol ve bacağa da turnike uygulanabilir.

El ve ayak kopmalarında turnike nasıl uygulanır?

Kaza ve yaralanmalarda atardamar yaralanmalarına neden olarak ölüme yol açmaktadır.
Kopmuş olan uzvun kanama kontrolü yapılır, tampon yapılır ve kapatılır.
Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.
Turnike uygulandıktan sonra sıkılaştırılarak uzuvdaki kanama kontrol edilir.
Kopmuş uzuv parçası, su geçirmeyen bir plastik torbaya konur.
Daha sonra kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya yada kovaya konulur. Bu şekilde, kopmuş uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
Torbanın üzerine kopan uzuv parçasının sahibine ait kimlik bilgileri kaydedilir ve yaralı ile aynı araca konarak en çok 6 saat içerisinde sağlık kuruşuna sevki sağlanır.

İç kanamalarda ilkyardım:

İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Hasta/yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.

Ø Hasta/yaralının bilinci ve ABC si değerlendirilir,
Ø Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,
Ø Tıbbi yardım istenir (112),
Ø Asla yiyecek ve içecek verilmez,
Ø Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),
Ø Yaşamsal bulguları incelenir,
Ø Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.

Doğal deliklerden çıkan kanamalarda ilkyardım:

Burun kanaması:

Ø Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
Ø Oturtulur,
Ø Başı hafifçe öne eğilir,
Ø Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır,
Ø Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.

Kulak kanaması:

Ø Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
Ø Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir,
Ø Kanama ciddi ise, kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapanır,
Ø Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırt üstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır,
Ø Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı kanama örnekleri ile uzman bir doktora sevk edilir.